ET TEVVAB

ET TEVVAB

Tevbeleri çok kabul eden, sürekli tevbeleri kabul eden "Allah tevbeyi çok kabul eden, pek esirgeyendir."  (Tevbe, 118. Ayet Meali) Resulul

EL HAKK
EL HASİB
EL MÜTEKEBBİR
EL AZİZ

Tevbeleri çok kabul eden, sürekli tevbeleri kabul eden

“Allah tevbeyi çok kabul eden, pek esirgeyendir.”  (Tevbe, 118. Ayet Meali)

Resulullah (s.a.v) buyuruyor. “Kim güneş batıdan doğmazdan evvel tevbe ederse Allah tevbesini kabul eder.” (Müslim, Zikr 43)

Kişi son nefesini verinceye veya insanlık kıyametin en büyük alâmeti olan güneşin battığı yerden doğmasına kadar hayatta kaldığı müddetçe Allah’ın tevbe kapıları açıktır.

“Hep birden Allah’a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.” (Nur, 31. Ayet Meali) 

Allah’ım, Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim. Sana hamdederim. Allah’ım! Beni bağışla. Kuşkusuz Sen tevbeleri kabul eden ve pek merhametli olansın. #Amin

Hatalarımı, bilgisizliğimi, işlerimdeki israfımı, Senin benden daha iyi bildiğin kusurlarımı bağışla! Allah’ım! Ciddi halimi, şakamı, hatamı, kasıtlı davranışlarımı bağışla. Bu kusurların hepsi bende var. İlahi! Önden gönderdiğim, önceden yaptığım ve sonraya bıraktığım, sonradan yapabileceğim gizli ve açıktan işlediğim ve Senin benden daha iyi bildiğin kusurlarımı bağışla. Çünkü Sensin ileri götüren, Sensin geri bırakan, Sensin her şeye gücü yeten. #Amin

Hayy ve Kayyum olup kendisinden başka ilah bulunmayan yüce Allah’tan mağfiret dilerim, O’na tevbe ederim. 

YA TEVVAB, Rabbim beni bağışla ve tevbemi kabul et. Sen tevbeleri çok kabul eden ve esirgeyensin. #Amin

YA TEVVAB, Bu ana gelinceye kadar benim elimden, dilimden, gözümden, kulağımdan, ayağımdan ve bilerek veya bilmeyerek meydana gelen bütün günah ve hatalarıma karşı tövbe ettim, pişman oldum. Küfür, şirk, isyan, günah ve kusur her ne türlü hâl vaki oldu ise, cümlesine tövbe ettim, pişmanlık duydum. Bir daha yapmamaya azm-ü cezm-ü kast ettim. Sen bu tövbemi kabul eyle. Nefsime uyup, şeytana tabi olup da aynı günah ve kusurları bir daha tekrar etmeme imkan verme, Yâ Rabbi. Bir daha iman ve ikrar ediyorum ki, Peygamberlerin evveli dem Aleyhisselâm, ahiri ise Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm, bu ikisi arasında her ne kadar peygamber gelip geçtiyse, Bunların cümlesine inandım, iman ettim, hepsi de haktır ve gerçektir. Bütün peygamberlere, onlara gönderilmiş olan İlâhi kitaplara ve içindeki emirlere şeksiz ve şüphesiz iman ettim, dilimle ikrar, kalbimle tasdik ediyorum ve yine iman ve ikrar ediyorum ki en son kitap Kur’ân-ı Azimüşşân ve en son Peygamber de Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm’dır.